Besinler ve Sağlık

     

Her Derde Deva Sarmısak

  • Botanik dilinde "Allium Sativum" olarak adlandırılan sarmısak, soğan ve pırasa ile aynı familyadan yani zambakgillerdendir. Soğanlı, içi boş dik saplı iki yıllık bir otsu bitkidir. Yaprakları düz veya silindirimsidir. Orta Asya'da doğduğu bilinen sarımsak da soğan gibi binlerce yıldır yemeklere tat veren bir bitki Batı, Güney, Orta Asya, Avrupa, Çin, Hindistan, Mısır, Kuzey Afrika ve Türkiye'de yetişir. Bütün yıl boyunca tüketilen sarımsağın cinsine göre kabukları beyaz veya pembe tonlar nidadır. Taze soğanı andıran ancak dokusu biraz daha sert olan taze sarımsak ilkbahare yaz aylarında satılır. Sarımsak seçerken, dolgun ve düzgün dişli olmasına dikkat etmelisiniz. Kurumamış ve pörsümemiş sarımsak, havadar ve kuru bir yerde haftalarca saklanabilir.

  • Taze sarmısak seçerken de yeşil kısımların diri olmasına dikkat etmelisiniz. Buzdolabında 3-4 gün tazeliğini kaybetmeden muhafaza edebilirsiniz. Sarımsakları soyarken, bir baş sarımsaktan gerektiği kadar dişi ayırın. Sert olan tepe kısmını bir bıçakla keserek kabuklarını ve zarını soyun. Dilerseniz havanda bir miktar tuzla beraber döverek veya keskin bir bıçakla ince ince dilimleyerek yemeğinize katabilirsiniz.

  • Sarımsak pişmiş ya da çiğ olarak tüketilebilir. Özellikle imam bayıldı, fasulye pilakisi gibi zeytinyağlılara lezzet katar. Yoğurda karıştırarak kızartmaların üzerine sos olarak dökülür. Piştiği zaman acılığı giden ve yumuşacık olan sarımsağı İtalya'nın Napoli bölgesindekiler hazırladıkları hemen her yemekte kullanmaları ile ünlüdürler.

  • Tansiyonu düşürücü etkisinin yanı sıra damar genişletici ve mikrop öldürücü özellikleri de vardır. Bazı ciğer hastalıklarına romatizmaya ve bağırsak kurtlarına karşı iyi gelir. Sarımsağın tazesi ve kurusu iştah açıcı olarak kullanılır. Bütün bu nitelikleri, içindeki kükürtlü bir esanstan ileri gelir ve bu uçucu esans sarımsağa çok keskin bir koku verir. Sarımsak, balık çorbasında kullanılabileceği gibi tavuk ve et pişirirken de lezzet katmak üzere kullanılabilir.

  • Anayurdu Ona Asya olan sarmısak ülkemizde 12. yüzyıldan beri yetiştiriliyor. Tedavi edici özellikleri ise onun hemen hemen bütün dünyaya yayılmasını sağlamış. Bu yüzden eski çağlardan beri, mutfağın dışında da doğal bir ilaç olarak kullanılmış.

  • Mısırlı anneler çocuklarını bağırsak kurtlarından korumak için boyunlarına sarmısak asarlarmış. Eskiler sarmısağın özelliklerini mucizevi olarak yorumlamışlar. Ilk tıp bilginlerinden Hipokrat hile bu bitkiyi terletici ilaçlar sınıfına sokmuş.

  • Haçlılar tarafından Avrupa’ya yayılmasından sonra her derde deva bir bitki olarak tanınması da gecikmeyen sarmısak veba ve şeytani güçlerle savaşmak için bile kullanılmış.

  • En çok Kuzey Afrika, Orta ve Güney Avrupa, ABD ve Meksika’da yetiştirilen sarmısak sadece soğanın daha yaygın kullanıldığı Doğu ve Kuzey Avrupa ülkelerinde sınırlı tüketiliyor.

  • Bolca potasyum, kalsiyom, sodyum, molibden, kükürt, silisyum, iyot, fosfor, B1, B2 ve C vitaminleri içeren sarmısak güçlü bir antiseptiktir. Insanı bulaşıcı hastalıklardan korur. Damar sertliğine iyi gelir, kalp kaslarını etkileyerek kan dolaşımını dengeler, sindirim özsuyunu artırır. Kanın pıhtılaşmasını azaltır, kan kolesterolünü düşürür ve bağışıklık sistemini güçlendirir, akciğer hastalıklarında da yenmesi önerilir. Çiğ halde friksiyon yaparak sürüldüğünde de ciltteki lekeleri yok eder.  

  • Sarmısağın bu sayısız yararlarından en bilineni tansiyon düşürücü özelliğidir. Bazı araştırma ve gözlemler sarmısağın yoğurtla birlikte yendiğinde tansiyonu düşürücü özelliğinin arttığını gösteriyor. Çünkü sarmısaklı yoğurt; yoğurttaki kalsiyum ve sarmısaktaki tansiyon düşürücü etki sayesinde tansiyonun düzenlenmesini daha çabuk sağlıyor.  

  • Kolesterol içermeyen sarmısağın 100 gramı 136’kalori veriyor. Yemekleri çeşnilendirmekte kullandığımız bu şifalı bitkinin ağızda bıraktığı keskin koku çoğumuzun ortak problemidir. Sarmısağın kendine has koku ve tadı, bileşimindeki kukürtlü allion adı verilen maddeden kaynaklanır. Ancak maydanoz, kişniş, kakule veya kahve tanesi çiğneyerek bu keskin kokudan kurtulabilir ve sarmısağı çekinmeden keyifle yemeye devam edebilirsiniz.

  • Değişik lezzeti ile bu iştah açıcı bitkiyi tüm yemeklerde kullanabilir, çiğ veya pişmiş olarak tüketebilirsiniz. Ayrıca sabahlan kalkar kalkmaz aç karnına yutacağınız bir diş sarmısak, hiçbir değer kaybına uğramadığı için şifalı özelliklerinden maksimum ölçüde yararlanmanızı sağlar. Ancak taze sarmısak hassas midelere dokunabileceği için, içindeki yeşil filizi çıkartmayı deneyin. Böylece sindirimi daha kolay olur.  

  • Salatadan omlete, etli kurufasulyeden dana ve kozu etlerine deniz ürünlerinden soslara, hatta çorbalara, özellikle de turşulara katabileceğiniz sarmısağı fırınlayıp bazı yemeklerde garnitür olarak da kullanabilirsiniz.  

  • Sarmısağın toplanma zamanı Haziran ve Ağustos ayları arasıdır. Yaprakları solup sararmaya başlayan sarmısağın başları topraktan çıkarılır, temizlenir. Sapları ile birlikte 4-5 gün açıkta bekletilir. Kuruduktan sonra demet halinde bağlanır veya sapları örülür.

  • Sarmısağı satın alırken kağıtsı kabuğunun üzerinde küf lekeleri olmamasına, başlarının dolgun ve sağlam dişlerden oluşmasına dikkat edin. Sarmısak kuru, serin ve havadar yerlerde, örneğin iyi hava alan bir kapta ya da bir sepette saklanmalı, asla buzdolabına konmamalıdır.

  • Sarmısağın tüm dünyada yetiştirilen pek çok türü vardır. Ancak bunlardan en çok kullanılanları baş sarmısak elde etmek için yetiştirilen beyaz sarmısak, taze yemek için yetiştirilen iri dişli, gri kabuklu sarmısak ve İspanyol sarmısağı denen az acılı, iri başlı pembe kabuklu türlerdir. Beyaz sarmısak ortalama altı ay, pembe sarmısak ise yaklaşık bir yıl bozulmadan saklanabilir.  

Sarmısağın İçeriği (100 gr)

   Kalori       136
   Protein      6.1 gr
   Karbonhidrat 27.5 gr
   Yağ          0.1 gr
   Su           64 gr
   Kolesterol   0
   Kalsiyum     38 mgr
   Fosfor       134 mgr
   Demir        1.4 mgr
   B1 vitamini  0.2 mgr
   B2 vitamini  0.08 mgr
   Niasin       0.6 mgr
   C vitamini   14 mgr